erdem's profileserseri_ask_64@hotmail.c...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    June 27

    BOŞ İŞTE HAYYAT (HAYAT)

     
     
    :((
     
     
    ŞU 3 GÜNLÜK ÖMRÜNE BENİ SIĞDIRAMADIN 
    Karanlık şehirler akıp geçiyor gözlerimin önünden..arada bir yavaşlıyor
    görüntü,inceleyebiliyorum..kimi zaman çift şeritli bir otoban ve ilerleyince
    trafik ışıklı bir kavşak,arabaların hızla gelip geçtiği..kimi zaman ise
    dar,karanlık bir sokak iki yanı evlerle çevrili..ve yolun ortasında ağır
    ağır ilerleyen karamsar bir adam..bazen de bomboş sokakta tek bir
    şehirlerarası otobüs ve yüzüm cama dayalı..

    Yalnızım,kimse yok yanımda.zaten
    hep kaygıyla bakarım giren adamlara yanıma oturmaları korkusuyla..paylaşmak
    istemem koltuğumu..başka koltuğa geçerim vazgeçip cam kenarı-rahat
    mekanımdan hatta..işte hayatımın tek delikanlı yönü:'ya hep,ya hiç'
    değilsem rahatta..

    işte seni de böyle sevdim ben..yüreğini istemedim bir tek..tüm iç
    organlarını,tüm uzuvlarını ve -varsa- ruhunu..ve eğer birini verecektiysen
    bana,varsın hepsi onun olsundu..onun olsundu ellerin;yeter ki değişmesindi
    bir eli tutuş şeklin..

    Hep yoğurmaya,hep kendimce yontmaya çalıştığım yönlerine aşıktım
    senin.sözgelimi 'çirkin' yönlerini seviyordum.zaten kimi zaman kulağıma
    fısıldadığın,kimi zaman adeta haykırdığın 'seni seviyorum' olmadı gittikten
    sonra söyleyişini en çok özlediğim..kızdığında -hani hatırlarsın- 'seni
    sevmiyorum'dan sonra ağlatmanı özledim beni..espirilerini,gülen yüzünü
    değil;acıklı yönlerini arzuladı en çok karamsar beynim..ve biçimli vücudunu
    değil,aynısını bir başkasında asla göremeyeceğiM GÖZLERİNİ
    görmek istiyor son bir kez gözlerim.

    'seni sen yapan yanlarını özlüyorum'..sesli düşünüyorum yine otobüsteki her
    çift gözün üzerimde süzülmesine aldırmadan.. 'elyapımı bir kolyeye
    benzetirdim seni hep;aynısı bir başkasında asla olamayan!' ve hep nefret
    ederdim fabrika çıkışlı parlak takılardan..

    parlamayan yanlarınla birlikte iniyorum otobüsten,nereye geldiğimi asla
    bilmeden..bildiğim;burada ışıkların olmadığı..geceleri parlamadığı aynı tür
    sokak lambalarının..herkesin -alevi el yapımı- bir mumu var
    burada..kapatıyorum yorgun gözlerimi ve yine mahçup yönlerin geliyor
    aklıma..mahçup,korkan yüzeye çıkmaya!..

     

     

    July 13

    İŞTE

    8c304228d8xo8ji9ho2 

     

    SPACES'İME HOŞGELDİN

     

     

    SPECES'İMİ ZİYARET EDENLERİN SAYISI 

       

     

     


     

    BİR pApa  öldü, Hristiyan oLdunuz. ßir Hrant öLdü, Ermeni oLdunuz..

    2 GÜNDE 30 ŞEHİT VERDİK
    HanginizTÜRKoLdunuz?

     

    Grnt1203 

     

    sevgi0sx0ys3hs

     

     
     
     
     
     


    KADINLAR

     

    AK KADIN
    Evi siler süpürür durur. Camlar, kapılar, duvarlar pırıl
    pırıldır. Bal dök yala, ama işte o kadar. Başka bir şey
    arama... Kapıda "Kirli ayaklarınla girme. Daha yeni
    temizledim, sakın kirleteyim deme. Usandım şu evin kirinden
    pasından" diye bağırır. Kocası azıcık itiraz edecek olsa,
    "Başkaları gibi eve temizlikçi kadın almıyorum, gene de
    yaranamıyorum" diye sızlanır.

    PAK KADIN
    İkide bir banyo yapar, çamaşır yıkar. Kocasına, "Kirli
    elbiselerinle oraya oturma. Eve girer girmez banyoya! Şu pis
    şeyleri hemen çıkar; akşama kadar çamaşır, ütü beni yordu,
    şimdi seninle
    ugraşamam" der. Ona göre, sadece yıkamak,
    ütülemek hüner...

    LAK LAK KADIN
    Uyanır uyanmaz hemen başlar mesaiye. Yan komşuya günaydın
    demeye gider, oradan alt kata damlar. Akşama dek yüz kapının
    ipini çeker. Ayaklı gazetedir. Çene çalmayı çok sever. Lak lak etmekten yemek yapmayı unutur.
    Kocasını, "Bu akşam da peynir, ekmek, zeytin falan
    yiyiverelim. Üstüne de mis gibi çayları içtik mi ohhhh!" diye
    avutur. Adam, "Her akşam böyle diyorsun. Midem sulu yemeğe
    hasret kaldı be!" diye diklenmeye kalkarsa, " Bunu da
    bulamayanlar var, şükret haline" der, yani zeytin yağı gibi
    üste çıkar ve onu susturur.

    YAK KADIN
    İçi seni yakar, dışı beni. Süslenir, püslenir, alımı çalımıyla
    erkeklerin gönlünü yakar. Aynanın önünde onu mu giysem bunu
    mu.. derken ocaktaki yemeği yakar. Bütün parasını giyime
    kuşama harcar. Böylelerine "süs biberi" derler, "Adamcağızın
    başını yaktı" diye eleştirirler. Bir sigara yakar, vitrinlere
    bakar. Ocağı açık bıraktığını unutur, dükkan dükkan gezerken
    evi bile yakar!...

    BAK KADIN
    Evdeki kiri, tozu görmez ama sokaktan kimler gelip geciyor,
    komşulara kimler girip çıkıyor, hepsini görür. Bir gürültü
    duysa bakmak için hemen koşar. Televizyon ekranına, vitrinlere
    bakmaya bayılır. Bir eve gittiğgi zaman kadının giydiği
    giysilerden, evdeki eşyalara kadar her şeye bakar, yorum
    yapar. Tabi ikide bir de aynaya bakar kendini inceler.

    TAK KADIN
    Mücevheri pek sever. Kolarına bilezikler, boynuna kolyeler,
    kulağına küpeler takar. Aklı fikri altın gümüş takılardadır.
    Birini çıkarır öbürünü takar. Bazen de üçünü beşini bir arada
    takar ama kendisi kimseyi takmaz.

    SOKAK KADIN
    Gezmeyi çok sever. Sabah evden bir çıkar
    sokak sokak dolaşır, turistik sosyetik yerlere gider. Sokakta
    tanıştığı insanlarla hemen kaynaşır. Eve girmeyi canı istemez.
    Orada bile pencereden sokağa bakar durur. Güzel havalarda
    parklarda, sokak kapısının önünde oturur. Bıraksalar sokakta
    yatar. Böylelerini ya koca kendisini, ya da kendisi kocasının
    başından atar. Bu tür kadınlara halk arasinda "sokak
    süpürgesi" derler.

    ATAK KADIN
    Erkeklerin kadınları ezdiği inancındadır. İkide bir de onlara
    çatar, "Bizi köle gibi kullanıyorsunuz" diye suçlar, oysa
    kendisi kocasının parasını yer, vaktini kadın derneklerinde,
    toplantılarda, panellerde geçirir, evine hiç bakmaz. Kocası
    biraz söylenecek olsa, "Zaten siz erkekler hep böylesiniz.
    Bizleri eve zincirlerle bağlamak istersiniz" der, ondan bir
    hediye almadan barışmaz.

    BATAK KADIN
    Ali`nin külahını Veli`ye, Veli`nin külahını Aliye giydirir.
    Erkek gibidir veresiye alışveriş eder. Borç takmadığı esnaf
    yoktur. Yakalanacağını anlayınca mekan değiştirir. Koca
    taksit ödemekten illallah eder.

    VAH KADIN
    Hem dışarıda hem evde çalışır. İşten gelir gelmez dış
    kıyafetini çıkarmaya vakit bulamadan mutfağa girer, yemeğe,
    bulaşığa el atar. Salatayı yapar, sofrayı kurar, kocasının
    önüne koyar, akşam da onun gönlünü yapmaya çalışır Cumartesi
    pazarın keyfini çıkaramaz. Tatil yapamaz. Evi temizler,
    çamaşır yıkar, her tarafi siler süpürür, çocuğa bakar ama gene
    de kimseye yaranamaz. Kocası kendisini soğuklukla suçlar,
    hısım akraba, hiç bizi arayıp sormuyorsun der. Konu komşu
    burnu büyük, kimseyi beğenmiyor diye dedikodu eder. Tam bir oh
    çekip oturduğu sırada kocası bir bardak su ister. "Kalk kendin
    al" dese suç olur.

    HAK KADIN
    Evini Cennetten bir köşe olarak düşünür ve öyle olması için emek verir.. Eşinin dünyada geçici olan dış güzelliğine değil, ebedi olan manevi güzelliğine ve iç alemine muhabbetini sarfeder. Kendi bakımına, eşine, çocuklarına ve evine karşı titizdir. Kuddüs isminin tecellisini yansıtır.. Bulunduğu ortamı ısıtan bir yapısı vardır. Pozitiftir ve mütevazidir... Herkese karşı güler yüzlü, hoş kelam sahibidir. Eşinin yükünün hafiflemesi için, evde huzur ve sevgi dolu bir ortam oluşturur. Ailede karşılıklı hürmet ve muhabbet söz konusudur.

     

     

    (kadında bulunan bu özellikler elbette erkekler içinde geçerlidir;o yüzden yazarı belli olmayan bu yazı adına herkesi tenzih ediyorum;erkeğinde kadınında hak olabilmesi için İSLAMA hakim olması gerektiğine inanıyorum;zira eşlerin karşılıklı haklara sahip olduğu bir dine sahibiz;anlayabilsek keşke!)

     

     

    July 12

    boşversene

     
    gzdikmekek4xy3
    cooltext81759857
    17cl4oz7icebylouisaphotodesign9pl5koruma1vz9qd9koruma2ni0bi3 

     944cm6

      ballerini004vr8uo9

     

    dance63kadance54tr  dance36ae